Her ne kadar bu yazı acil tıp hekimleri için kaleme alınmış olsa da, bir çok asistan için yönlendirme içerdiğini düşünüyorum. Asistanlık bir doktorun hayatının sorumluluğu derdi en az olduğu dönemlerden.. iyi değerlendirmeli, kıymeti bilinmei 😉

Sağlık bakanlığının herhangi bir akredite hastanesinin eğitimine rağmen bazen, sistem hastaya bakmayı bir şekilde üstleniyor. Bu işe yarıyor gibi görünüyor olabilir, ama eğitiminizden çok şey alıyor. Korkutucu olmak gibi bir niyetim asla olmaz, ama asistanlığınız bitince şu anki kaynaklarınıza ve imkanlarınıza çoğunlukla sahip olamayacaksınız.  Genellikle koşullarınız daha kötü olur. İyi olursa ne ala 😀 Ne olursa olsun uyum sağlamak zorundasınız. 

Bu yazıyı yazarak aslında sizi güvenli bölgenizden iterek çıkarıp gerekli olan şeyleri daha fazla öğrenmeniz için yalvarıyorum aslında.. Mesela acil hekimi iseniz rejyonel anesteziyi, diyaliz katateri takmayı öğrenin, kadın doğumcu iseniz artık riskli kabul edilen operatif doğumları öğrenin.. vs vs.

Bazı Farklılıklara değinerek başlayalım;

sistem bazlı farklılıklar;

*) Hastaya müdahale ederken yanınızda teknisyen bulunmyabilir; bütün ilaçları kendiniz yapmak zorunda kalabilir,bütün müdahaleyi tek başınıza yapmanız gerekebilir—- bu büyük ve korkutucu bir değişim oluyor genelde.

– Ben bu nedenle ultrason-klavuzluğunda rejyonel anesteziyi öğrenmek zorunda kaldım 😉

*) Her zaman elinizin altında radyoloji görüntülerini okuyacak biri olamayacak, özellikleri geceleri—- bu nedenle bu görüntüleme yöntemlerini kendiniz de yorumlamaya çalışın. Öğrenin. Bilgi sizin olsun.

*)Eğer bir hemşire yapamadıysa ve yapmak gerekiyorsa, top size kalıyor; santral katater, intra osseöz yolu ya da ultrason-klavuzluğunda damaryolu ( yok artık demeyin 🙂 ) açmakta iyi olsanız iyi olur.

*) Bazen yoğun bakım ünitesi gereken hastalarını yatırabilirsiniz ( bir gece nöbetinde, 8 tane yatırmıştım…. bütün gece orda kaldılar…)

*) Doğru olduğunu bildiğiniz şeyler için bile savunma vermek zorunda kalabilirsiniz.

*) Göğüs ağrısı yönetimi pek kolay olmayabilir. 1)hastayı yatırırsın ya da 2) hastayı gözlem altında tutarsın, her iki şekilde de genelde yataklar dolu olduğundan hangi hastanın eve gidebilirse içinin rahat olacağına karar vermek zorunda kalabilirsin.

*) Uzman olarak fazla geribildirim almayacaksın; taburcu ettiğim hastaların arayabildiğim kadarını arayıp daha iyi olup olmadıklarını kontrol etmeye çalışırım. ve bu aramalarımı kayıt altında tutarım.

*) Eğer bir eğitim veren hastanede çalışırsanız şunu bilin ki, yeni başlayan asistanları kontrol etmek zordur. Bazı şeylerin gözden kaçabilme ihtimali olur. Buna asistanlığınızın son senesinde bir çalışın derim. Hem bu sorumluluğu alarak çok şey öğreniyor insan emin olun.

*) Artık herkesin bakımından siz sorumlusunuz bunu unutmayın.

Tıbbi bilgi/Genel Uygulama;

*) Daha önce bakımını yapmadığınız, görmediğiniz veya adını bile duymadığınız şeylerin tanısını koymanız ve tedavi etmeniz beklenir.

-Benim her nöbetimde bir kez olur bu genelde; misal vermek gerekirse, ilk nöbetimde 8 haftalık bir bebeğe sternokleidomastoid kasta fibramatosis colli tanısı koyup (… her ne haltsa…) eve göndermiştim.

-Uzman olarak ilk hastam sekonder sifiliz idi (merak etmeyin eldiven giydim)—- asistanlığım boyunca gördüğüm sifilizli hasta sayısına gelecek olursak; ”0”

*) Yeterli tıbbi bilgiye sahip olmalısınız. Bu sizi birbirinden farklı birsürü hasta karşısında, başkaları sizden cevap beklerken, soğukkanlılığınızı korumanızı sağlar.

-Bu yazıyı yazmadan bir gece önceki nöbetimde;

#Arrest olan bir bebek,

#yeni gelmiş entübe haldeki çocuk travması

#Damar yolu açılamamış, BiPap altındaki ağır pulmoner ödemli diyaliz hastası

#Göğüse alınmış delici alet yaralanması olan hipotansif hasta

#Bunun yanı sıra bekleme salonunda bekleyen daha 15 tane hasta.

*) Her nöbetinizde mutlaka kendinizle alakalı olmayan bir hastaya bakacaksınız.

*) Samalıkta iğne aramyıp bulmak zorunda olmaktan, her şeyi kayıt altına almak zorunda olmaktan, gittikçe artan bir bel ağrısıyla uğraşmaktan muzdarip olabilirsin.

*) Eğer hayat kurtaracak ilaçları ve dozları aklınızda tutmazsanız, bir hastanın hayatı tehlikeye girebilir. Artık uzmansınız. Bunu daha yumşak söylemenin bir yolu yok

-Bir kez daha tekrarlamak istiyorum; gereken tedavi için kilo başına düşen ilaç dozunu bilmemek kabul edilebilir bir şey değil. Verdiğiniz ilaçların, kan ve kan ürünlerinin, hiperkalemik ilaçların verilmesi gereken dozunu tam olarak bilmek zorundasınız.

-Cebinizde özellikli hastaların doz hesaplaması için kitaplar, kartlar taşıyabilir, telefonunuzdan bakacağınıza güvenebilirsiniz. Yanınızda 1 hemşire varken, bir anne-baba morarmış çocuğunu önünüze getirip koyduğunda bu kaynaklara bakacak vaktiniz olmayabilir. Online kaynaklar, UpToDate gibi, acil olmayan durumlarda tanı koymak, ilaç ve dozajı araştırmak için uygun olabilir.

-Son olarak tekrarlıyorum, İşiniz, ekstremite kaybı, görme kaybı, anne kayb veya anne karnında olsun olması bir bebğin kaybı ile sonuçlanabilecek tehditleri tedavi etmektir. Bilgileriniz refleksle çıkmalı beyninizden, o derece hakim olmalısınız bilgilere..

*** Bir Travma cerrahı bize asistanlığımızın ilk yılında şöyle bir nasihat vermişti;

”tekneyi yükleyin (konsültasyonlar, labaratuvar çalışmaları,görüntülemeler ile) ki , tekne battığında yalnız olmak istemezsiniz…”  

Toparlayacak olursak; Asistanlığınızda olabildiğince okuyun, öğrenin– sandığınızdan daha kısa bir sürede bitiyor. Sonrasında asistanlık bitince her şeyi bilmeniz bekleniyor. 

-Konsültan hekimlerle, yardım istediğiniz konuların yönetimini nasıl yaptıklarını sorun. Yalnız kaldığınızda böylelikle yapabilirsiniz.

Asistanlığım bitince daha çok okumaya başladım nedense ( ki asistanlığımda da inek olarak bilinirdim…. )

Artık yetişkin biri olarak kendinizi güncellemek ve öğrenmek için kaynkalar bulun, stratejiler geliştirin.

Eğer bir noktada sıkışırsanız, asistanlık döneminizdeki en iyi uzman/hocanın ne yapacağını düşünün..

 Hazır birilerinin gözetimi altındayken aynı olaya faklı açılardan yaklaşmayı deneyin.

Her zaman kendinizden emin ama mütevazi olun, tam usta olduğunuzu düşünüğünüz an veya bu iş için çok zeki olduğunuzu düşündüğünüz an, yanabilirsiniz.!!!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here